Vampirist Forum
Sitemizden daha iyi yararlanmak ve diğer üyelerimizle tanışmak için lütfen 15 saniyenizi ayırarak sitemize üye olabilirsiniz...
Kontrol Paneli

____________________________ Anasayfa'm Yap
Giriş yap

Şifremi unuttum

En son konular
» wampir mi dediniz ??? ben biliyorum !!!
Salı Eyl. 19, 2017 4:26 pm tarafından Karga

» YOKLAMA
Salı Eyl. 19, 2017 4:19 pm tarafından Karga

» Vampir Hastalığı(Porfiria)
Paz Mayıs 19, 2013 8:08 pm tarafından mannak_

» Sohbet bölümü
Paz Mayıs 19, 2013 2:58 pm tarafından mannak_

» Peter Plogoyowitz
Çarş. Nis. 10, 2013 5:12 pm tarafından Psyche7


Kartaca ve Sonrası

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

olmamis Kartaca ve Sonrası

Mesaj tarafından Karga Bir Ptsi Ağus. 10, 2009 6:31 am

Kartaca'dan öncesi tahmin edilebilecek şeylerle doluydu. İlk Çağ zamanlarında Vampirler dağılmışlardı, kendi yollarını ve kaderlerini çizmek için. Britanya'ya, İskoçya'ya, İskandinavya'ya, Roma'ya, Mısır'a ve Yunanistan'a gittiler; oralarda tanrılar gibi görüldüler. Onların hikayeleri insanlar arasında hala "Mitoloji" adı altında anlatılır.

Fakat Vampirler nereye gitiyseler orada düşmanlık çıkardılar. Atinalı Vampirler Spartadakilerle savaştılar böylece mahvolan iki şehrin durumundan yararlanan Makedonyalı Vampirler Yunanistan'ı işgal edip yeni topraklara kavuştular. Ama en önemli düşmanlık Kartacadaki ve Romadaki Vampirlerin arasında olanıdır ve Vampir tarihini büyük ölçüde etkilemiştir. Ahh güzel Kartaca...

Kartaca hakkındaki yorumlar kime sorduğuna göre değişir. Bazıları bunu Vampirlerin gelmiş geçmiş en büyük başarısı olarak görürken, bazıları ise hiç var olmuş olmamasını diler. Karar her zamanki gibi tarihindir yada tarihi sallamaz kendi kararını verirsin. Fakat Kartaca'nın tarihte kazıdığı izler tartışılamaz. 2000 yıl önceki bir şehir yüzünden günümüzdeki Vampirler hâlâ savaşmakta.

İberya'ya kadar yayılmış olan ticaret bu şehri Greko-Romen dünyasının en zengin şehirlerinden yaptı. Kartaca o kadar gelişip ve güzelleşti ki, Roma bile yanında sönük kalmaya başladı ve bu durum Romalıları fazlasıyla rahatsız ediyordu.

Kartaca aslen Klan Brujah'ın bir deneyiydi. Klan Brujah'ın amacı insanlar ve vampirlerin İlk Şehirdeki (Enoch) gibi barış ve uyum içinde yaşamalarıydı. Bu bir süre böyle devam etti. İnsanlar Vampirlerin farklılıklarını anladı ve onlara saygı gösterdiler. Mezbahalardaki kanlar onlara hediye edildi ve asla şehirde bir vampir ve bir insan kavga etmedi.

Öteki taraftan Romadakiler, özellikle Klan Ventrue ve Klan Malkavian, bu deneyi sakıncalı buldular. Onlar ilk Vampir Caine'in İnsanlar ve vampirler arasında sadece düşmanlık olabileceğine dair olan sözlerini hatırladılar. Kartaca'nın zenginlikerini, güzelliklerini ve huzurunu kıskandılar ve zaman içinde o kadar kızdılar ki Kartacanın yok olması için harekete geçtiler. Ama asıl kıskandıkları insanların kendilerini vampirlerle eş görmeleri, onlara efendi yerine bir dost gibi sıradan biri gibi davranmalarıydı.

Uzun süren savaşlar ve kandan sonra Romalılar amaçlarına ulaştı. Şehir yakılıp yıkıldı. Alevlerden kaçmak için toprak altına girenler sabanlara geçirilip öldürüldü. Kaçmayanlar ise şehirle birlikte yakıldı. Kartaca katliamından kaçabilenler ise bu büyük düşüşün hikayesi ve öfkesini seneler sonraya kadar taşıdılar.

Peki sonra neler oldu dersin?

Biz Vampirler güvenilmez yaratıklarızr. Dost olamayız, sevgi duyamayız ve en önemlisi iyilik yapmayız. Birbirimizi ve ölümlü dünyayı manipüle ederek güç veya tatmin elde etme sevdası bazılarımız hariç bütün vampirlerde görüldüğü gibi, dünya yok olana kadar birbirimize düşman olmak ve kuyumuzu kazmak hepimizin doğasında var.

Vampirlerin karakteristik özelliklerini en çok gösterdiği devir hiç kuşkusuz karanlık çağlardı, yaklaşık 1000 - 1400 seneleri arası. Öğrenmeye ve bilgiye verilen değer yitirilmiş, aydınlar kilise tarafından yakılmaya başlanmış, Feodal sistemde çoğu vampir olan zalim Derebeyleri tarafından yönetilen Avrupa halkı sefaletten bitap düşmüştü.

Bu çağlarda Vampirler o kadar güçlüydü ki bazıları Vampir olduklarını gizlemezlerdi. Dünya devletleri, ordular ve en önemlisi Tanrı'nın Kilisesi Vampirler tarafından kesin bir şekilde kontrol edilmekteydi, elbette diş geçiremedikleri yerler mevcuttu özellikle şekildeğiştirenlerin olduğu yerlerde müthiş çatışmalar yaşanıyordu. İnsanlar yavaş yavaş inançlarını kaybetmeye başlamıştı. Öğrenmeye, akla, güzel günlere ve tabiidir ki büyüye olan inancını. Artık dünya, vampirler tarafından sömürülen ve onların kendi zevkleri için oynadığı türlü oyuna mekan olan ümitsiz bir yerdi.

Bu gidişat ilk Haçlı seferlerinin sonuna kadar sürdü. Hezimete uğrayan ve kutsal toprakları müslümanların elinden alamayan Kilise büyük bir organizasyona girişti. Kendisini bu yıkıma sürükleyen içindeki çürümüşlüğü yok etmeye karar veren Kilise Avrupa'da bir fırtına gibi esti. Bulunan her vampir, büyücü, müslüman, yahudi, kısacası temelde Hristiyan olmayan her şey yargılanmaya başladı. Avrupa'nın güçlü Vampirleri teker teker kazıklarda yakılmaya başlandı, artık Vampirler için bir çağ kapanıyordu ve açılan yeni çağın neler getireceğini sadece Tanrı bilirdi.

Avrupa'nın yaşlı vampirleri paniğe kapıldılar. Kilise kontrollerinden çıkmış, büyük bir kararlılık ve azimle onlara karşı bir sefer başlatmıştı ki bir zamanlar papalardan birisi vampirdi. Kaçmak için bir şekilde vakit kazanmaları lazımdı ve bunun için en iyi yolun kendilerinden genç olan vampirleri öne sürerek feda etmek olduğuna karar verdiler. Birçok genç vampir bu yüzden kilise tarafından yok edildi. Fakat hepsi değil, bu "feda edilenler" grubundan sağ kalan gençler "Anarch Hareketi"'ni başlattılar. Anarch ünvanını alan bu vampirler üzerlerindeki yaşlı vampirlerin kurduğu otoriteyi kesinlikle reddedip kendi başlarına sağ kalmayı öğrendiler. Haklı ve onurlu bir amaç için başlayan bu hareket zamanla değişti ve Anarchlar sebepsizce etrafa zarar vermeye başlamıştı. Kendilerine bir şeyler öneren herkes için çalışıp, içlerindeki son onur ve haysiyet kırıntılarını da yok ettiler. Sağ kalmayı başarmalarındaki en büyük etken beraberce hareket edebilmeleridir. O zamanın yaşlı vampirleri o kadar paranoyak ve uzlaşmazdı ki hepsi kendi başına hareket ediyordu. Bir çoğunun sonu bu yüzden geldi.

Fakat birleşme artık kaçınılmazdı. 1450 senesinde 7 klandan oluşan (Toreador, Ventrue, Tremere, Gangrel, Malkavian, Nosferatu, Brujah) ilk Camarilla kuruldu. Yaşlılar ilk kez bir araya gelmenin sıkıntısını yaşıyorlardı, hepsinin birbirine karşı yüzyıllardan gelen düşmanlıkları vardı. Fakat birleşme yaşlılara güç getirdi. Organize olan yaşlılar kilisenin gazabından kurtuldular ve Anarchlara karşı kanlı bir savaşa giriştiler. Yaklaşık olarak 40 sene süren savaşı Camarilla kazandı ve devam etmenin intihardan farksız olacağını anlayan Anarchlar teslim oldular. 1493'te Dikenlerin Toplantısı "Convention of Thorns" anlaşması ile savaş kesin olarak bitti. Teslim olmayı reddeden bir grup Anarch yeniden toplanarak Sabbat'ı kurdu. Sabbat ve Camarilla günümüzde hala amansızca savaşmaya devam etmekteler ki yakında ilk elden anlayacaksın...
avatar
Karga
ADMIN
ADMIN

Klanı : Malkavian
Mesaj Sayısı : 106
Kayıt tarihi : 06/08/09

http://vampirist.vampire-legend.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz