Sitemizden daha iyi yararlanmak ve diğer üyelerimizle tanışmak için lütfen 15 saniyenizi ayırarak sitemize üye olabilirsiniz...
Kontrol Paneli

____________________________ Anasayfa'm Yap
Giriş yap

Şifremi unuttum

En son konular
» Vampir Hastalığı(Porfiria)
Paz Mayıs 19, 2013 8:08 pm tarafından mannak_

» Sohbet bölümü
Paz Mayıs 19, 2013 2:58 pm tarafından mannak_

» Peter Plogoyowitz
Çarş. Nis. 10, 2013 5:12 pm tarafından Psyche7

» VAMPİR BULMADA PARAPSİKOLOJİK YARDIM
Cuma Mart 29, 2013 5:28 pm tarafından umutsuzkan

» VAMPİR BULMADA PARAPSİKOLOJİK YARDIM
Cuma Mart 29, 2013 5:28 pm tarafından umutsuzkan


Cain'in Defterinden 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

olmamis Cain'in Defterinden 2

Mesaj tarafından heart of darkness Bir Cuma Tem. 02, 2010 3:59 am

Caine'in Vampir Oluşu bölümü


İlk zamanları düşünüyorum
uzun zaman öncesini
İlk zamanları konuşuyorum
en eski Babamdan
İlk zamanların ve Karanlığın çöküşünün
şarkısını söylüyorum

Nod’da,
Cennet’in ışığının
geceyi aydınlattığı,
ve ailemizin gözyaşlarının
yerleri ıslattığı yerde

Her birimiz kendi yolumuzda,
yaşama hazırlanıyor
ve topraktan besinimizi alıyorduk

Ve ben, ilk doğan Caine, Ben,
keskin şeylerle,
kara tohumlar ektim
onları toprakta ıslattım
onlara baktım, büyümelerini izledim

Ve Abel, ikinci doğan Abel
hayvanlara baktı
kanlı doğumlarına yardım etti
onları besledi, büyümelerini izledi

Benim kardeşim, onu sevdim,
O en zekiydi,
en sevimliydi,
en güçlüydü.
O tüm neşemin ilk parçasıydı.

Sonra bir gün
Babamız bize dedi ki,
Caine, Abel
Yukarıdaki’ne kurban vermeniz lazım –
sahip olduğunuz her şeyin
ilk parçasının hediyesi

Ve ben, ilk doğan Caine, Ben
gevrek filizleri topladım
en parlak meyveleri
en tatlı çimenleri

Ve Abel, ikinci doğan, Abel
en genci kesti,
en güçlüyü
en tatlı olan hayvanını

Babamızın sunağı üzerinde
kurbanlarımızı yatırdık
ve onların altında bir ateş yaktık
ve dumanın onları taşımasını izledik
Yukarıdaki Tek olana

Abel’ın kurbanı, ikinci doğanın,
Yukarıdaki Tek olana güzel koktu
ve Abel kutsandı.
Ve, Ben, ilk doğan Caine, Ben
sırtımdan vuruldum
zalim bir söz ve lanetle,
kurbanım değersiz görüldüğü için.

Abel’ın kurbanına baktım,
hala tütüyor, et, kan.
Ağladım, gözyaşlarımı tuttum
gece gündüz dua ettim

Ve Babamız
tekrar kurban zamanı
geldi dedi

Ve Abel,
genç olanını,
tatlı olanını
en sevdiğini sundu
sunak ateşine

Ben götürmedim
en genç olanını,
en tatlısını
Yukarıdaki Tek olanın
istemeyeceğini bildiğim için

Ve kardeşim,
sevdiğim Abel
bana dedi ki
“Caine, getirmemişsin kurbanını,
sahip olduğun her şeyin
ilk parçasının hediyesini
Yukarıdaki Tek için
sunak taşında yakmaya.”

Sevgi gözyaşları akıttım,
keskin şeylerle,
kurban ettim tüm neşemin ilk parçasını,
kardeşimi.

Ve Abel’ın kanı
sunak taşını kapladı
ve güzel koktu
yandığı gibi

Fakat Babam dedi ki
“Lanetli olan, Caine,
kardeşini öldürmüş olan.
Benim gibi
sen de kovulacaksın.”

Ve ben Karanlıkta amaçsızca dolaşmam için
Nod diyarına sürdü.

Karanlıkta uçtum
Işık kaynağı göremedim, korktum.
Ve yalnızdım.



Lilith’in Gelişi

Karanlıkta yalnızdım
Ve açlık hissettim.
Karanlıkta yalnızdım
Ve soğuğu hissettim.
Karanlıkta yalnızdım
Ve ağladım.

Sonra oradan bana geldi
hoş bir ses,
tatlı bir ses,
Yardımın kelimeleri.
Bitişin kelimeleri.

Bir kadın, karanlık ve sevecen,
gözleri oyulmuş,
Karanlığın içinden bana geldi.

“Hikayeni biliyorum Nod’lu Caine.”
dedi gülümseyerek.
“Açsın. Gel! Benim yiyeceğim var.
Üşümüşsün. Gel! Benim giysilerim var.
Üzgünsün. Gel! Benim rahatlığım var.”

“Kim benim gibi Lanetli birini rahatlatabilir?
Kim beni giydirir?
Kim beni besler?”

“Ben Babanın ilk karısıyım,
Yukarıdaki Tek olanı reddeden
ve Karanlığın içinde Özgürlüğe kavuşan.
Ben Lilith’im.

Bir zamanlar, ben de üşüdüm,
ve benim için sıcaklık yoktu.
Bir zamanlar, ben de açtım,
ve benim için yiyecek yoktu.
Bir zamanlar, ben de üzgündüm,
ve benim için rahatlık yoktu.”

Beni aldı, beni besledi.
Beni giydirdi.
Onun kollarında, rahatlığı buldum.
Ağladım,
gözlerimden kanlar süzülene kadar
ve O, onları öperek aldı benden.


Lillith’in Büyüsü

Ve bir süreliğine
Lilith’in Evi’ne yerleştim
ve sordum ona
“Karanlığın Dışında,
nasıl inşa ettin bu yeri?
Nasıl yaptın giysileri?
Nasıl yetiştirdin yiyecekleri?”

Ve Lilith gülümsedi ve dedi ki,
“Senden farklı olarak, ben Uyanmıştım.
Etrafında Örülen ağları görürüm.
Gücün dışında olan ihtiyaçlarımı yaparım.”

“Beni de Uyandır, Lilith,” dedim.
“İhtiyacım var bu Güç için.
Sonra, kendi giysilerimi yapabilirim,
kendi yiyeceğimi yapabilirim,
kendi Evimi yapabilirim.”

Kaygı Lilith’in alnını kırıştırdı.
“Uyanışının sana ne yapabileceğini bilmiyorum,
Baban tarafından gerçekten Lanetlendiğin için.
Ölebilirsin.
Sonsuza kadar değişebilirsin.”

Caine dedi ki,
“Güç olmadan yaşam,
tam bir yaşam olmayacak.
Hediyelerin olmazsa ölebilirim.
Senin Kölen olarak yaşamayacağım.”

Lilith beni sevdi, bunu biliyordum.
Lilith sorduğum her şeyi yapardı,
buna rağmen bunu istemedi.

Ve Lilith, parlak gözlü Lilith,
beni Uyandırdı.
Kendini bir bıçakla kesti
akıttı benim için kanını bir kaseye.
Susamışça içtim. Tatlıydı.

Ve sonra Cehennem’e düştüm.
Sonsuza kadar düştüm,
düştüm Karanlığın en dibine kadar.



Caine’in Baştan Çıkarılması

Ve Karanlıktan
parıldayan bir ışık geldi
gecenin içinde bir ateş.
Ve büyük melek Mikail
bana kendini gösterdi.
Korkmadım. Ne işi olduğunu sordum.

Mikail, Cennetin Generali,
kutsal Alev’in taşıyıcısı,
bana dedi,
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu, suçun büyük,
ve Babamın merhameti de büyük.
Yaptığın kötülükten pişman olmayacak,
ve O’nun merhametinin seni yıkayıp temizlemesine
izin vermeyecek misin?”

Ve Mikail’e dedim ki,
“Yukarıdaki Tek olanın lütfuyla değil,
kendim gururumla yaşayacağım.”

Mikail lanetledi beni, dedi ki,
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların yaşayan ateşimden korkacak,
ateşim sizi derinden yakıp, etinizin tadını çıkaracak.”

Ve sabah, İsrafil geldi
alev kanatlarıyla,
ufku aydınlatan,
Güneşin sürücüsü,
koruyucusu Doğu’nun.

İsrafil konuştu,
“Caine, Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
kardeşin Abel seni ve günahlarını affetti.
Yaptığın kötülükten pişman olmayacak,
her şeye kadir olanın merhametini kabul edecek misin?”

Ve İsrafil’e dedim ki
“Abel’ın affıyla değil,
ancak kendimi affedersem var olabilirim.”

İsrafil lanetledi beni, dedi ki,
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların gün doğumundan korkacak,
ve güneşin ışıkları seni ateş gibi yakmak için arayacak
nerede saklanırsan saklan.
Şimdi Saklan, Güneşin gazabını senin üzerine göndermesi için.”

Fakat bu topraklarda saklanacak bir yer buldum
ve Güneşin yakıcı ışıklarından saklandım.
Derinlerinde toprağın, Dünyanın Işığı
Gecenin dağları arkasında saklanana kadar uyudum.

Günlerce süren uykumdan uyandığımda,
nazikçe çırpınan kanatların sesini duydum
ve Azrail’in siyah kanatlarını gördüm etrafımı kaplamış halde-
Azrail, biçici, Ölümün meleği,
karanlıkta yaşayan kara Azrail.

Azrail sessizce konuştu, bana dedi
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
her şeye kadir olan Tanrı seni ve günahlarını bağışladı.
Onun merhametini kabul edip
seni almamı ve seni lanetsiz bir şekilde
ödülüne götürmemi kabul eder misin?”

Ve kara kanatlı Azrail’e dedim ki,
“Yukarıdaki Tek olanın merhametiyle değil,
kendi merhametimle yaşayacağım.
Ben ne isem oyum, ben ne yaptıysam yaptım,
ve bu hiçbir zaman değişmeyecek.”

ve sonra, korkunç Azrail yoluyla
her şeye kadir Tanrı beni lanetledi, dedi ki.
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların Karanlığa tutunacaklar.
Sadece kan içeceksin
Sadece kül yiyeceksin
Her zaman ölümde olduğun gibi olacaksın,
Hiç ölemeden, yaşamaya devam edeceksin.
Sonsuza kadar karanlıkta yürüyeceksin,
dokunduğun her şey ufalanarak yok olacak,
son güne kadar.”

Kederli bir şekilde feryat ettim,
bu korkunç lanete ve
etimdeki yırtılışa.

Kan ağladım.
Gözyaşlarımı bir kasede topladım
ve içtim.

Hüzün içeceğimden
kafamı yukarı kaldırdığımda
büyük melek Cebrail,
nazik Cebrail,
Cebrail, Merhametin Efendisi
bana göründü.

Ve büyük melek Cebrail bana dedi ki,
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
Farkına var, Babamızın merhameti
senin tahmin edebileceğinden daha büyük
hatta önünde Merhametin yolu açıldı,
ve sen bu yola Golconda diyeceksin.
Ve bunu çocuklarına anlat,
bu yoldan gelip,
tekrar Işıkta yaşayabilirler.”

Ve bununla birlikte, karanlık kalktı,
bir maske gibi
ve tek ışık
Lilith’in parlak gözleriydi.

Bana bakıyordu, biliyordum
ve Uyanmıştım.

Enerjim bana doğru akın ettiğinde
nasıl şimşek kadar hızlı hareket edeceğimi [Sürat]
nasıl dünyanın gücünü ödünç alabileceğimi [Güç]
nasıl taş gibi olabileceğimi [Dayanıklılık]
keşfettim.
Bir zamanlar aldığım nefes gibiydiler.

Lilith sonra bana
avcılardan kendini nasıl sakladığını [Şaşırtmak]
itaate nasıl emredeceğimi [Hükmetmek]
ve nasıl saygı talep edeceğimi [Duruş]
gösterdi.

Sonra, Uyanışımla birlikte,
şekil değiştirmenin yolunu [Değişkenlik]
hayvanlara hükmetmenin yolunu [Hayvanlık]
gözlerimle geçmiş görüşleri izlemenin yolunu [Himaye]
buldum.

Sonra Lilith geldi ve durmamı emretti, dedi ki,
sınırlarımı aşmışım,
çok ileri gitmişim
varlığımı tehdit etmeye başlamışım.

Güçlerini kullandı ve bana durmamı emretti.
Güçleri yüzünden, onu dinledim,
fakat derinlerimde bir yerde bir tohum ekildi,
isyanın tohumu
Bir Gece, kendime geldiğimde,
sonsuz imkanları gördüm yıldızlarda
ve biliyordum ki
gücün yolu ve kanın yolu
onlara sahip olmam için bekliyordu,
ve fark ettim ki bu Son Yol,
diğer yolların yetişip büyüyeceği yoldu.

Yeni güçlerimle,
beni Karanlığın Hanımına bağlayan bağları kırdım,
o gece Lanetliler Kraliçesini bıraktım,
kendimi gölgelerde gizleyerek,
Nod diyarından kaçtım
ve sonunda bir yere geldim,
onun iblislerinin bile bulamayacağı bir yere.


ANCIENT LORE CAİNE KANI

Başlangıçta sadece Caine vardı.
Hiç sevgi beslemediği kardeşini kurban eden Caine
Yaşadığı yerden kovulan Caine
Ölümsüzlükle lanetlenen Caine
Kana açlık duymaya lanetlenen Caine
Caine ki, hepimiz onun soyundan geldik
Atalarımızı atası.
Bir yüzyıl süresince o ‘Nod‘ diyarında yaşadı.
Yalnızlık ve acıyla
Sonsuzlukla eşdeğer bir süre yalnız kaldı.
Ve hatıraları ona hep hüzün verdi
Böylece O ölümlülerin dünyasına tekrar döndü.
Ölümlülerin dünyasına
Öldürdüğü kardeşinin, kardeşinin çocuklarının dünyasına”

avatar
heart of darkness
Moderator
Moderator

Klanı : Toreador
Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 14/08/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz